WebdeHouse
   
  TURKİYE'DE EGİTİMİN DOĞRU ADRESİ
  asya ülkeleri ve özellikleri
 

ASYA

 

AFGANİSTAN

 

Yüzölçümü : 647.497 km²

 

Nüfus : 15.592.000

 

Başkent : Kabil

 

Önemli Şehirler : Kabil, Kandahar, Herat, Mezarışerif, Kunduz, Bayzabat, Baghlan, Çakçaraa, Naymana, Tagap, Sarıkar.

 

Yeri : Kuzeydoğusunda Çin, doğusunda ve güneyinde Pakistan, batısında İran bulunur.

 

Konuşulan diller : Peştu dili (Afganca) ve Farsça

 

Para birimi : Afgani

 

Önemli coğrafi bölgeleri : Belucistan dağları, Hindukuş sıradağları, Pamir ve Himalaya dağları. Dünyanın en sıcak çölü Sistan ülkenin güneyindedir.

Ülkenin nüfusu, Özbek, Türkmen, Tacik ve Peştulardan oluşur. Ulusal din İslam’dır.  Sünni mezhebi yaygındır.

 

BAHREYN

 

Yüzölçümü : 662 km²

 

Nüfus : 483.000

 

Başkent : Manama

 

Önemli Şehirler : Manama, El Muharraq

 

Yeri : Birleşik Arap Emirlikleri ile Suudi Arabistan arasında yer alır.

 

BANGLADEŞ

 

Yüzölçümü : 143.998 km²

 

Nüfus : 112.757.000

 

Başkent : Dakka

 

Önemli Şehirler : Dakka, Chitagong Khulna.

 

Yeri : Hindistan'ın doğusunda yer alır.

 

Dil : İngilizce ve Bengalce

 

Para birimi : Taka

 

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

 

Yüzölçümü : 83.600 km²

 

Nüfus : 1.455.000

 

Başkent : Abu Dabi

 

Önemli Şehirler : Abu Dabi, Dubai

 

Yeri : İran Körfezi'nin Arap Yarımadası kıyısında yer alır. Bahreyn ve Umman ile sınırı vardır.

 

BUTAN

 

Yüzölçümü : 45.367 km²

 

Nüfus : 1.538.000

 

Başkent : Thimphu

 

Önemli Şehirler : Thimphu

 

Yeri : Hindistan ve Çin Halk Cumhuriyeti ile sınırı vardır.

 

Para birimi : Rupi

 

Dil : Tibetçe

 

Din : Buddhacılık

 

Önemli coğrafi yerler : Paro vadisi.

 

ÇİN HALK CUMHURİYETİ

 

Yüzölçümü : 9.560.000 km²

 

Nüfus : 1.130.065.000

 

Başkent : Pekin

 

Önemli Şehirler : Pekin, Şangay, Tianjin, Canton, Shenyang, Wuhan, Chengdu.

 

Yeri : Moğolistan, Kore, Tayvan, Kazakistan, Kırgızistan ile sınırı vardır.

 

Dil : Çince

 

Para birimi : Yen

 

Önemli coğrafi yerler : Gobi çölü,  Amur ırmağı, Usuri ırmağı, Çin Ling dağı, Fu Nieu dağı, Huang-Ho ovası, Yang dzı kiang (Mavi ırmak) ırmağı.

 

POTALA SARAYI (1694 ÇİN - Tibet)

 

Her yandan millerce uzanan 13 katlı Potala Sarayı, beyaz duvarları, sayısız pencereleri ve farklı seviyelerdeki çatılarıyla yalçın bir kaya misali yükseliyor. Şehirden 91 metre yüksekteki, Marpori "Kırmızı Tepe" adı verilen kayada yer almaktadır.

Potala adı, "Buda'nın dağı" anlamına gelen Sanskritçe bir sözcükten gelir. M.S. 7. yüzyılda Tibet'in Budist kralı Songtsen Gampo, buraya bir saray inşa etmekle beraber, şehirde hacıların uğrak yeri olan büyük Jokhang tapınağını kurdu. Yüzyıllar sonra 1645'te, o zamanlar Tibet'e hükmeden beşinci Dalai Lama, bir zamanlar kraliyet mensuplarının yaşadığı sarayda çalışmaların başlamasını emretti. 1682'de öldüğünde, çalışmalar sona ermediği için 1694'te tamamlanana dek Dalai Lama'nın vefatı gizlendi. Burası, 1950'lere dek, Tibet'in valilik binası olmuştur.

Toprak, taş ve tahtadan yapılan Potala, henüz Tibet'e gelmemiş olan tekerlekten yararlanmadan yapıldı. Taşlar ve diğer malzemeler eşeklerin ya da işçilerin sırtında taşındı. 1.000 odalı büyük binada 10 binden fazla türbe ve 20 bine yakın heykel olduğu söylenir. Bugün müze olarak hizmet veren yapı, 1959'da 14. hükümdar Hindistan'a kaçana dek, Dalai Lama'ların kışlık evi görevi gördü. Onların özel alanları, binanın üst kısımlarında, kalabalıktan uzak yaşadıkları yerlerdi, ibadet saatini haber vermek için, çatıdan 4 metre uzunluğundaki pirinç borularını çalarlardı. Binanın ana bölümünde devlet daireleri, keşişlerin yaşam alanları ve okul yer alıyordu. Meditasyon odaları, kütüphaneler, silah deposu, tahıl ambarı ve depolar, işkence odaları ve Akrepler Mağarası diye bilinen zindanlar bulunuyordu. Çok sayıda şapel ve türbe, heykeller, duvar resimleri, işli ipekler, esans çubukları ve ayin objeleriyle dolu. Türbelerde mumlar yanıyor ve Tibetli hacılar bunları yakmak için gaz getirir ve görmezliğin karanlığını buradan uzaklaştırır. Burada 5. Dalai Lama ile 7.'den 13.'ye kadar onun yerine geçen liderlerin türbeleri görülebilir. Stupa ya da tabutları, altın ve değerli  taşlarla süslüdür. 1933'te ölen 13. Dalai Lama'ya ait olan gümüş stupa, mücevherlerle bezelidir.

Lhasa, Himalayalar'da 3.650 metre yükseklikte bir yere kurulmuştur. 1951'de Çinliler gelene dek, nüfusun çoğu keşişlerden oluşuyordu. Hacılar,Songtsen Gampo'ya Çinli karısı tarafından hediye edilen mücevherlerle kaplı bir Buda heykelinin bulunduğu Jokhang Tapınağı’na akın ediyor. Şehrin batısında, 18. yüzyıldan beri Dalai Lama'ların yazlarını geçirdiği, Mücevher Sarayı diye de bilinen Norbuglingka yer alıyor. Burada, duvar resimleri ile bugünkü Dalai Lama'nın özel odaları görülebilir.

 

YASAK KENT (1421 Çin)

 

Yasak Kent ya da Gugong (İmparatorluk Sarayı), Pekin'in merkezinde, Tiananmen Meydanı'nın kuzeyinde. Ziyaretçiler genelde güneydeki ana giriş olan Wumen Kapısı'nı kullanır, kuzeydeki Shenwumen Kapısı'ndan çıkar.

 

Hendeği ve mor duvarları sayesinde dışarıdaki hayatla bağlantısı kesilen, sıradan ölümlülere yasak , sadece imparatorlara has sarı mermer çatılı, Pekin'in kalbindeki Yasak Kent, şehrin içinde ayrı bir şehirdi - Çin imparatorluğunun ve onların gözünde tüm dünyanın merkezi. Ming ve Qing hanedanları 1911'de imparatorluk yıkılana dek burada yaşayıp ülkeyi buradan idare etti. Pekin'in tarihi çok eski zamanlara kadar gitse de, Yasak Kent, 1421'de başkentini Nanking'den buraya taşıyan Ming hanedanından İmparator Yongle tarafından yapıldı. Kraliyete yakışan bir saray kompleksi yapmak için fazlasıyla iş gücü kullanıldı. Manchu'lar 1644'te Ming hanedanını devirdiğinde Yasak Kent yağmalandı, ancak Dragon Tahn'na Qing hanedanı olarak kurulan Manchu imparatorları, onu görkemli bir şekilde restore etti. Yeni tapınaklar ve saraylar, göller ve bahçeler yapıldı. 18. yüzyılda şehir görkeminin doruklarında geziniyordu. Yasak Kent kuzeye ve güneye giden ekseniyle kare seklinde; geniş bir hendek ve 9 metre yüksekliğinde bir duvarla sarılı. İçeride, simetrik bir şekilde düzenlenmiş saraylar, kapılar, avlular, pınarlar ve bahçeler yer alıyor. Binada, eskiden imparatorun, onun kadınlarının (annesi, karıları ve cariyeleri), haremağalarının ve hizmetçilerin kullandığı 9 bin oda var. Hayat, görgü kuralları ve tabulara göre yürüyordu. Sonuçta Yasak Kent, imparator ile maiyetindekilerin dışarıdaki gerçek hayattan soyutlandığı altın bir kafes halini aldı.

Ana binaların hepsi güneye bakıyor. Böylece, Yasak Kent Sibirya'dan gelen soğuk rüzgarlara ve düşmanca insanüstü güçlere sırtını dönüyordu. İmparator, birliklerini güneydeki ana kapı olan Meridyen (Wumen) Kapısı'nda teftiş ediyordu. Kapının ardında, Altın Nehir'in geçtiği bir avlu var. Zarif Yüce Ahenk Kapısı'na ulaşan nehirde, beş mermer köprü yer alıyor. Köprünün yanındaki geniş avlunun 90 bin kişi alacak şekilde tasarlandığı söylenir. Öte yanda, mermer bir platformun üzerinde Yasak Kent’in en büyük binası olan Yüce Ahenk Salonu yer alıyor. İmparator özel günlerde burada tahta çıkardı. Yumuşak çan sesleri eşliğinde etrafı tütsüler, ona secde eden askerler ve yüksek mevkili kişilerle çevrili olurdu.

Hemen yan tarafta, Mükemmel Ahenk Salonu ve Ahengi Koruma Salonu bulunuyor. Kuzeyde imparatorun, ailesinin ve yakınlarının yaşadığı daha insani boyutlarda odalar yer alıyor. Bazı odalarda, imparatorun topladığı değerli eşyalar -dikkate değer bir saat koleksiyonu- olsa da, bunlar geçmişte kalan ihtişamın semboller. Japonlar, 1930'da Yasak Kent'i yağmaladı, 1949'da Milliyetçiler Tayvan'a beraberlerinde birçok şey götürdü. Kompleksin kuzey ucundaki kraliyet bahçeleri, ağaçlar, heykeller, çadırlar, kaya bahçeleri, havuzlar ve şelalelerle bezeli. Bu huzurlu yeşil bölgeye Dünyevi Huzur Kapısı'ndan giriliyor.

 

TERRA COTTA SAVAŞÇILARI (MÖ 210 ÇİN)

 

Pekin'in 1.159 km güneybatısındaki Xi’an şehrinde. Anıtın yer aldığı bölge, Xi'an'ın 31 km doğusunda, Lintong şehrinin 5 km doğusunda.

 

1974'te Çin'deki Lintong şehri yakınında su kuyusu kazan köylüler, gerçeğine uygun boyutlarda asker ve at figürleri bulunca şaşkına döndü. Binlerce terra-cotta figürün gün yüzüne çıkarıldığı bu keşif (Çin'in ilk imparatoru ve Çin Seddi'nin mimarı Qin Shihuangdi'nin yakınında gömülen binlerce terra-cotta figür), yüzyılın en heyecan verici arkeolojik araştırmalarından birine yol açtı. Şimdiye kadar üç ayrı çukurda, yaklaşık 8 bin figür bulundu. Piyadeler, okçular, süvariler, at arabaları -Hepsi savaşmaya hazır halde inşa edilmiş. 1.60-1.70 m. boyundaki figürlerin her biri farklı simalara ve yüz ifadelerine sahip. Görünüşe göre saldırıya karşı duran askerlerin bazısı ayakta, bazısı ise kılıç elde çömelmiş halde duruyor. Kimisi zırhlı, kimisiyse belden kemerli tunik, tozluk ve kare burunlu ayakkabı giyiyor. Gövdeleri boş olsa da, kol ve ayakları dolu. Silahları -bıçak, kılıç, ok- gerçek; atların yuları da bronzdan. Her piyadenin saçları topuz. Süvariler, çene altından bantlı kasketler takıyor.

Figürler orijinalinde canlı renklerde boyandığı halde sessizce görev başında geçirdikleri 2 bin yıl içinde boyaları aktı. Yaklaşık 6 bin tanesi 4.9 metre derinliğinde, 229 metreye 61 metre boyutlarındaki ilk çukurda bulundu. Aralarında piyadeler, okçular ve at arabası kullananlar vardı. Diğerinden daha küçük ikinci bir çukurda yüzlercesi daha vardı -süvariler, at arabaları ve okçular. Üçüncü çukurda, komutanlar ve onların personeli olduğu sanılan 68 figür. Figürlerin çoğunun yer aldığı ilk çukur ziyarete açık. Bölgedeki müzede, daha çok figür ile gerçek boyutunun yansı kadar minyatür at arabalarının izlenebileceği, kazı çalışmalarının video filmleri gösteriliyor. 1980'de keşfedilen at arabaları, imparator, saray görevlileri ve cariyeleri taşırdı.

Qin Shihuangdi, MÖ 210'da öldü. Yakındaki mezarı, henüz açılmamış 43 metre yüksekliğinde bir tümseğin içinde bulunuyor. Girişin yerini kimse bilmiyor. Burayı inşa edenler, sırrın ortaya çıkmaması için öldürülüp yakılmış olabilir. İmparatorun memurlarının, hizmetçilerinin ve kadınların ona öldükten sonra da hizmet etmesi için diri diri yakıldığı sanılıyor.

 

Mezarlık, imparatorun ölümünden yıllar önce iş gücüyle yapıldı. 1974'teki keşif, türünün ne ilk, ne de son örneği. Yakında, Xianyang'daki müzede, 1965'te Han hanedanının mezarlığında bulunan 2,500'den fazla, 60 cm boyunda piyade ve süvari terra-cotta minyatürleri yer alıyor. 1990'da, Çinli arkeologların Xi'an yakınlarındaki tünel ve çukurlardan oluşan bir labirentte, içinde binlerce küçük erkek, çocuk ve at figürü olan diğer bir Han mezarlığı bulduğu bildirildi. Yanlarında, bronz ve demir silahlar ile tahta arabalar vardı.

 

ÇİN SEDDİ (MÖ 3. Yüzyılın Sonlar ÇİN)

 

Duvarın en turistik bölümü, Pekin’in 76 km uzağındaki Badaling Geçidi.

 

Çin Seddi,  tüm zamanların en dikkate değer mühendislik harikalarından biri. Aynı zamanda en ölümcül olanı. Birleşmiş  Çin'in ilk yöneticisi Korkunç despot Qin Shihuangdi tarafından MÖ 220'lerde yapıldı. Savunma duvarının bazı bölümleri önceden, kuzey Çin’in birbiriyle çekişen ufak krallıkları tarafından inşa edilmişti. Qin Shihuangdi, köylüler, askerler, suçlular ve siyasi esirleri çalıştırarak duvarın eski bölümleri ile kuzeydeki cephe arasına bariyer yaptırdı. Duvar, kuzeydeki Mongol düzlüklerinin savaşçı adı göçebelerine karşı bir siper görevi gördüğü gibi, imparatorun gücünü ve görkemini ortaya koyuyordu.

Qin Shihuangdi, en başarılı generali Meng Tian’ı projenin başına atadı. Duvar, bir çöl ülkesi ile bataklıkların arasından dağları kat etti. Taş temeller üzerine, toprak ve kiremit kullanılarak yapıldı. Gözcü kulelerinden ülkenin bir diğer ucuna iletişim, duman sinyalleri –geceleri ateş- ile sağlandı.

Duvarın yapımında 300 bin kişinin çalıştığı söyleniyor. Bu kadar büyük bir iş gücünün temini ve organizasyonu başlı başına bir basarı. Efsaneye göre, bir büyücü Qin Shihuangdi'ye burada bir wan - ya da 10 bin kişi- gömülmediği sürece duvarın ayakta kalmayacağını söylemişti. İmparator, Wan adında bir buldu, onu öldürttü ve duvara gömdürdü. Aslına bakılırsa, burada çalışan binlerce kişi iş üstünde öldü ve cesetleri betonların içinde yerini aldı. Buraya, dünyanın en büyük mezarlığı ya da Gözyaşı Duvarı da deniyor. Gözetim altındayken Çin Şeddi etkili olsa da, yüzyıllar içinde ihmale maruz kaldı ve sonradan defalarca yeniden inşa edildi. Sui hanedanı, MS 607'de duvarı yaptırırken en az l milyon kişi burada çalışmaya zorlandı, yarısı da inşa sırasında öldü. Duvar, 15. yüzyılda Ming hanedanı zamanında son şeklini aldı. Bazı bölümleri yakın zamanlarda turistik amaçla restore edildi. Duvar, Pekin'in kuzeydoğusundaki Bo Hai Denizi'nden başlayıp Çin'i boydan boya geçiyor ve Gobi Çölü'ne varıyor. Dağlar üzerinde kıvrılıyor, bazı yerlerde birbirine paralel ilerliyor. En son hesaplara göre uzunluğu 6.350 km olsa da, 1990'da bir Çinlinin bütün duvarı yürüdüğü ve adım sayacında çıkan rakamın 6.700 km olduğu bildirildi.

Duvar, bir bariyer görevi gördüğü kadar, aynı zamanda bir otobandı da. 5.5 metre enindeki duvarın tepesinde 10 piyade ve 5 atlı yan yana ilerleyebilirdi. Duvarın yüksekliği 9, gözcü kulelerinin yüksekliği ise 12 metre. Yüzyıllara ve kötü hava koşullarına rağmen ayakta kalmış olması bir mucize.

 

ENDONEZYA

 

Yüzölçümü : 1.919.270 km²

 

Nüfus : 191.266.000

 

Başkent : Cakarta

 

Önemli Şehirler : Cakarta, Surabaja, Bandung, Medan

 

Yeri : Adalar ülkesidir. Kuzeyinde Malezya bulunur.

 

Dil : Bahassa

 

Din : İslam

 

Para birimi : Endonezya rupisi

 

Önemli coğrafi yerler : Timor adası, Tci Tarum ırmağı.

 

BOROBUDUR (MS 500 Endonezya)

 

Borobudur, Java'nın bu bölümünün ana kenti Yogyakarta'nın 42 km kuzeybatısındadır.

 

Borobudur'daki bu tapınağı inşa edenlerin niyeti, Java topraklan üzerinde, Hint mitolojisinde ‘üzerine evrenin oturduğu doruk noktası' diye tasvir edilen olağanüstü Meni Dağı'nın bir kopyasını yaratmaktı. Ortaya çıkan, 20 yüzyıl sonra bile, kuleleri ve Buda heykelleriyle güney yarımkürenin en büyük anıtı.

Havadan bakıldığında Borobudur ("çok sayıda Buda" anlamına gelir), üç boyutlu devasa bir mandala ya da dünyayla cennetin sembollerini bir araya getiren evrenin taslağı gibi görünür. Bir vadi ile tepenin üzerine inşa edilen basamaklı piramit yapı 400 metreye kadar yükseliyor, 56.634 metreküp taştan oluştuğu sanılıyor. En alttaki 5 kare teras dünyevi ve maddeci dünyayı temsil ederken, üstteki 3 yuvarlak teras, ruhani aleme gönderme yapıyor. Burayı ziyaret eden hacılar, maddeci dünyadan ruhani olana tırmanıyor. Daha üstteki teraslarda, sıralar halinde stupa denen çan şeklinde türbeler yer alıyor. Her birinin içinde meditasyon yapan, el hareketleriyle Budist öğretilerini aktaran Buda heykelleri var. Dağların çevrelediği yapının tepesinde, ortada, nirvananın amacı olan ruhani özgürlük ve cennetin sembolü 15 metre çapında tek bir türbe bulunuyor.

Ziyaretçilerin izlemesi gereken yol, merdivenle teraslara çıkıp hep sola dönmek (diğer tarafa dönmek, şeytanın yoluna dönmek anlamına geliyor). Bir sonraki terasa çıkmak için de anıtın çevresinde yürümek gerekiyor. 5 km uzunluğundaki yol boyunca, Budist sanatının en büyük örneklerinden biri görülebilir: Budist yaşamından ve öğretilerinden sahnelerin yer aldığı 1.500 pano. Varolan diğer yüzlerce pano, günlük yaşamdan sahneleri ortaya koyuyor -toprakla uğraşanlar, aile yaşamı, fırtınayla sallanan gemiler, dansçılar, maymunlar, savaş sanatı- ve 9. yüzyıldaki Java'nın taştan arşivini oluşturuyor.

Borobudur, Sailendra krallarının hanedanı tarafından 800'lü yıllarda kuruldu. Çok sayıda heykeltıraşın görev aldığı inşaat 75 yıldan fazla sürdü. 200 yıl sonra çürümeye bırakıldı ve ormanın içine gömüldü. Uzun yıllar sonra, Napolyon Savaşları sırasında İngiliz güçleri Java’yı istila ettiğinde, askerlerden biri Borobudur’u yeniden keşfetti. 

Alandaki bitki örtüsü temizlendi ve 1907'de Hollandalı arkeologlar restorasyon  çalışmalarına başladı. 1970 ve 1980’lerde, UNESCO öncülüğünde büyük çaplı bir restorasyon yapıldı.

 

FİLİPİNLER

 

Yüzölçümü : 300.000 km²

 

Nüfus : 66.647.000

 

Başkent : Quezon City

 

Önemli Şehirler : Quezon City, Manila, Cebu, Davao, Lloilo

 

Yeri : 7.107 adadan oluşur. Büyük Okyanus'ta Çinhindi  Yarımadası'nın doğusunda yer alır.

 

Dil : Tagalog, Malezya ve Polinezya lehçeleri

 

Din : Katolik, İslam

 

Para birimi : Flipinler pezosu

 

GÜNEY KORE

 

Yüzölçümü : 98.984 km²

 

Nüfus : 45.243.000

 

Başkent : Seul

 

Önemli Şehirler : Seul, Pusan, Taegu

 

Yeri : Kuzey Kore ile Japonya arasındadır.

 

Dil : Korece

 

Din : Buddhacılık

 

Para birimi : Von

 

Önemli coğrafi yerler : Seul ovası.

 

Türk birliklerinin de katıldığı Kuzey Kore – Güney Kore arasındaki savaş 27 Temmuz 1953’te imzalanan anlaşma ile sonuçlanmıştır.

 

HİNDİSTAN

 

Yüzölçümü : 3.287.590 km²

 

Nüfus : 850.067.000

 

Başkent : Yeni Delhi

 

Önemli Şehirler : Yeni Delhi, Kalküta, Bombay, Madras, Bangalor, Haydarabad, Ahmedebad, Kanpur, Pune, Nagpur.

 

Yeri : Nepal, Pakistan, Keşmir, Bangladeş ile sınırdır.

 

Dil : Hindu dili (14 dil, 800lehçe)

 

Din : Hindu dini, İslam, Hıristiyanlık, Buddhacılık.

 

Para birimi : Rupi

 

Önemli coğrafi yerler : Himalaya dağları, İndus-Ganj ovası, Dekkan yaylası, Sivalik dağları, Ganj ırmağı, Brahmaputra ırmağı,  Bengal körfezi, İndus ırmağı, Aravalli, Vindhya, Satpura, Maikal ve Ajanta dağları.

 

CHANDIGARH ŞEHRİ (1955 Hindistan)

 

Başkentten Great Trunk Yolu boyunca 257 km mesafededir.

 

İsviçreli mimar Le Corbusier (1887 - 1965) kimisi tarafından nadir ve özgün bir dahi olarak, diğerleri tarafındansa, 20. yüzyıl mimarisinde aksak giden her şeyin sorumlusu olarak değerlendirildi. Gerçek adı, Charles -Edouard Jeanneret olsa da o kendine Le Corbusier derdi. 1950'de, çok sayıda hayal kırıklığı ve yenilgiden sonra, bir şehir tasarlama amacını gerçekleştirme fırsatı eline geçti. Teklif Avrupa ya da diğer bir Batı ülkesinden değil, Hindistan'dan geldi. 1947'deki bölünmeden sonra, Punjab'ın kuzey eyaletinin başkenti Lahore Pakistan'a geçmişti. Yetkililer, Punjab'ın Hindistan'da kalan bölümüne yeni bir kent inşa etmek istedi. Bu, 1728'de Jaipur tertip edildiğinden beri, Hindistan'daki ilk şehir olacaktı. Mekan seçildi ve çalışmalar başladı. Ancak baş mimarlardan biri uçak kazasında ölünce, Le Corbusier'e teklif götürüldü. İlk başta niyet, Le Corbusier'in ana devlet binalarını yapmasıydı. Ancak sonuçta her şey onun eseri oldu.

Bölge, Siwalik tepelerinin altında iki nehir arasında yer alıyor. Yanında yürüyüş yolu olan büyük bir yapay göl yapıldı ve şehir çiçekli ağaçlarla bezendi. Geniş bulvarların böldüğü farklı bölgelerden oluşuyordu. Binaların bir çoğu sütunlar üzerinde yükseliyordu. Devasa Müdüriyet Binası'nı, Konferans ve Mahkeme Salonu'nu Le Corbusier tasarlasa da, vali için inşa edilmesi planlanan saray hiçbir zaman yapılamadı.

Le Corbusier'in gözünde canlandırdığı ana caddenin bir yanında Müdüriyet Binası, diğer yanında Mahkeme Binası yer alıyordu. Şehrin planı  böyle çizilmişti. Binalar ve yollar, insan boyutlarına göre tasarlanmadığı konusunda eleştirilmişti. İşin ironik yanı, Le Corbusier'in kulllandığı ölçü birimi, her şeyin ölçüsünün insan olduğunu temel alan, mimarın kendi icadı Modular idi. Chandigarh'ın eleştiriye maruz kaldığı diğer bir nokta ise, çok az insanın araba sahibi olduğu bir ülkede koca bir şehrin arabalara göre dizayn edilmiş oluşu. Eleştirmenlerin söylediği gibi, mimar bu şehri tasarlamadan önce ne Hindistan'ı ziyaret etmiş ne de Hindistan'daki yaşamla ilgili bilgi edinmişti.

Şehirde en çok ilgi çeken yapı, Yüksek Mahkeme ile sekiz mahkemeden oluşan Le Corbusier'in Mahkeme Salonu'dur. Diğerleri iki katlıyken Yüksek Mahkeme onlardan üç kat fazla olarak yapılmış. 8 mahkemenin hepsinin de ayrı ayrı girişleri var. Aralarındaki ayırma alanları, geometrik brise-soleil'le kaplı cepheden bariz bir şekilde görülüyor. Le Corbusier, bu güneş-kıran'ları ilk 1930'larda kullanmıştı. Binanın önünde derin bir ızgara görevi gören ve Hindistan iklimine uyan güneş-kıranlar, içeride bulunanları güneşten korumaya yarıyordu.

Chandigarh'ta görülecek diğer yerler arasında, gölün yakınındaki gül bahçesi ve tuhaf kaya bahçesi yer alıyor.

Burayı, sosyal işçilerden biri topladığı ıvır zıvırlar la oluşturmuştu.

 

KIRMIZI KALE (1638 – 1648 Hindistan)

 

Yeni Delhi şehrinin kuzeydoğusundaki bölgede (Eski Delhi diye de bilinir), Chandni Chowk un yakınındadır.

 

Kırmızı Kale, ya da  Lal Qila'nın adı, duvarlarını inşa etmede kullanılan kırmızı kum taşından geliyor. Ancak içerideki saraylar ve kabul salonları değerli malzemelerden yapılmış. Kale 1638 – 1648 yılları arasında Moğol İmparatoru Şah Jehan’ın zenginliğini kutlama adına yapıldığı için, inşasında mermer, gümüş ve altın gibi mücevherler müsrifçe kullanılmış.

Bekleneceği üzere, bu zenginliğin büyük kısmı yıllar içerisinde kaybolmuş ve bazı orijinal binalar yıkılmış. Yine de geride kalanlar, Moğol İmparatorluğu'nun doruk noktasında olduğu zamanlar ne kadar güçlü olduğuna dair ipuçları veriyor.

Şah Jehan, anısına Taç Mahal'i yaptırdığı karısının ölümünden sonra, imparatorluğun başkentini Agra'dan Delhi'ye ya da başlı başına bir kraliyet şehri olan Kırmızı Kale'yi yaptırdığı Shahjehanabad adlı yeni şehre aldırmak istedi. Moğol saraylarının standart unsurları, Diwan-i-am ve Diwan-i-khas adlarını taşıyan iki kabul salonuydu. İlkinde, halkla imparator bir araya gelir, ikincisinde ise özel toplantılar yapılırdı. Bugün her ikisi de Kırmızı Kale'de görülebilir. Diwan-i-am, sütun kaidesi üzerinde yükselen ve üç tarafı avluya açılan geniş bir salon. Burada kalabalıklar buluşur ve imparator halkın dileklerini dinlerdi. Diwan-i-am ve Diwan-i-khas'ta ise imparator, memurları ve yabancı elçilerle görüşmeler yapardı. Geçmişte buranın kendine ait geniş bir avlusu, mermer kaldırımları ve gümüşten tavanı vardı. Şah Jehan, Diwan-i-khas'a yapımı tam 7 yıl süren kovalar dolusu mücevherle bezeli özel ünlü 'tavuskuşu tahtı'nı koydurtmuştu. Taht 1739'da Pers'e taşındı ancak Diwan-i-khas'taki bir belgede, Şah Jehan'ın burasıyla ilgili görüşleri şöyle yer almıştı: "Dünya üzerinde bir cennet varsa; o budur." Geçmişte, Kırmızı Kale'nin içinde 6 kraliyet sarayı (mahal) vardı. Mümtaz Mahal bugün bir müze. Bir diğer sarayın adı, Rang Mahal (boyalı yer). Ancak Rang Mahal'in gümüş tavanı, aynı boyası gibi uzun zaman önce yok oldu. Khas Mahal'de ise imparatora özel üç oda, yemek odaları, uyumak ve ibadet etmek için odalar yer alıyor. Şah Jahen'ın oğlu ve varisi Aurangzeb, kalenin içine nefis Moti Masjid'i (İnci Camii) yaptırdı. Cami ile avlusu küçük olsa da, geniş bir izlenim veriyor. Beyaz mermerden binanın içindeki siyah mermer mozaikler çok etkileyici bir görünüm yaratıyor. Lahore Kapısı'ndan kaleye giden pasaj boyunca dizilen dükkanlar bugün de görülebilir. Kraliyet banyoları da muhafaza edilmiş ancak 1857'deki Hint İsyanı'ndan sonra, kalenin büyük kısmı askeri barakalara yer açmak için yıkılmış. 19. yüzyılın ünlü yazar ve mimarlarından James Fergusson yıkımı, "Kasıtlı bir gereksiz Vandalizm" diye nitelendirmişti.

 

TAÇ MAHAL (1652-1654 Hindistan)

 

Agra'daki Jumma Nehri'nin yanında, Utar Pradesh eyaletinde, Agra Delhi'den 193 km uzaklıkta.

 

1631’de Hindistan'ın Moğol imparatorunun karısı 14. çocuğunu dünyaya getirirken öldü. 36 yaşındaydı ve 18 yıldır evliydi. Kocası Şah Jehan, sadece çok sevdiği karısını değil, açıkgöz bir siyasi danışmanını da kaybetmişti. 2 yıl boyunca yas tuttuğu söylenir (Bir veriye göre, saçları acıdan bembeyaz olmuştu). Karısının anısına değer, dünyada bir eşi daha olmayan bir mezar yaptıracağına yemin etmişti. Başarısız olduğunu çok az kişi iddia edebilir. Arjumand Banu, Mümtaz Mahal (Sarayın Seçilmişi) diye de bilinir, anısına isminin bir kısaltması olan etkileyici bir binaya sahip oldu: Taç Mahal.

Bu binayı tanımlamada o kadar çok sıfat kullanıldı ki, burayı ziyaret edenler hayal kırıklığına uğramaktan korkar. Etrafta dolaşan fotoğraflardan aşina olunan silueti her yerde karşımıza çıkıyor -bir restoranın amblemi, turşu ya da baharat imalatçılarının markası olarak, birinin Hindistan'ı tanımlamada kullandığı ilk belirgin sembol. Yine de hayal kırıklığına uğrayana pek rastlanmıyor. Taç Mahal, defalarca görülse de hâlâ insanı şaşırtabilir. Bunun nedeni biraz da günün saatine göre ışıkla beraber binanın karakterinin de değişmesi. Bir mezar olsa da, binada o beklenen soğuk anıtsallık yok; aksine cennet ve dünya arasında gidip geliyor - orantısı, takdire değer simetrisi, etrafını saran bahçeler ve sudaki yansıması birleşerek, ziyaretçileri kifayetsiz bırakacak bir manzara oluşturuyor.

20 bin kişinin yapımında çalıştığı Taç Mahal'in tamamlanması 22 yıl sürdü. Bazı bölümlerinin yapımında bir Fransız ile Venediklinin payı olduğu söylense de, kayıtlarda ismi yer alan kesin bir mimar yok -isminin sadece içinde oturanla özdeşleştirilmesi amaçlanmış. Mermerden (322 km uzaklıktaki taş ocaklarından getirilmiş) yapılmış olsa da, binası kimi fotoğraflarda görüldüğü gibi bembeyaz değil. Mermer yüzeylerin içine binlerce değerli ve yarı değerli taş yerleştirilmiş; hattatlık eserleri için siyah mermer kullanılmış. İnanılmaz bir işçilikle yapılan delinmiş mermer panolar, güneş ışığı vurduğunda dramatik gölgeler oluşturuyor. Bir zamanlar burada gümüş kapılar, içeride altın parmaklıklar, kraliçenin mezar taşının (bu taş kraliçenin gerçekten gömüldüğü yerde duruyor) üzerindeyse incili bezeli bir kumaş vardı. Hırsızlar buradan çok sayıda değerli eşya çaldı, kimisi duvarlardaki taşları yerinden çıkarmaya çalışsa da, bina ihtişamından bir şey kaybetmemiş. Düzenlenmiş bahçeler üzerinde yer alan binaya devasa ve görkemli bir kapıdan giriliyor.

Burası cennetin girişini sembolize ediyor. Kubbeli yapının orijinal gümüş kapısı yüzlerce gümüş çiviyle bezeliydi. Bu kapı çalındı. Bugünkü kapı ise pirinçten. Şah Jehan'ın kendisi için Jumna Nehri'nin diğer yakasına bu anıtın aynısının siyah mermerden olanını yaptırmaya niyetlendiği iddiası pek gerçekçi değil.

Oğlu Aurangzeb, 1658'de kendini imparator ilan etti ve babasını Agra'daki kalede ölene kadar 9 yıl boyunca esir tuttu. Şah Jehan'ın kaledeki manzarası Taç Mahal'in uzaktan görüntüsüydü. Daha sonra o da burada gömüldü.

 

MEENAKSHI TAPINAĞI (1550 Hindistan)

 

Tapınak, Güney Hindistan'ın eyaleti Tamil Nadu'daki Madurai'da, Madras'tan 483 km uzaklıkta yer alıyor.

 

Meenakshi, doğuştan üç göğüslü bir prensesti. Kutsal adamlara danışıldı ve prenses gelecekteki kocasıyla tanıştığında göğüslerden birinin yok olacağı söylendi. Prenses tanrı Shiva'yla tanıştığında bu gerçekleşti ve 8 gün sonra, Maduria kentinde prenses, Lord Sundareshwara şekline bürünen tanrıyla evlendi. Hacıların en çok rağbet ettiği yerlerden olan ve Meenakshi ile Lord Sundareshwara'ya adanan Hindu tapınak kompleksinin ortaya çıkışını açıklamak için bu hikaye anlatılır. Tapınağın yer aldığı bölge 259 metreye 223 metre boyutlarında. Burada 61 metre yüksekliğinde 9 gopuram (heykellerle kaplı geçit) görülebilir. 4 tanesi dış bölgedeki duvarlarda; diğerleri tapınağın eski sınırını oluşturan iç duvarlarda yer alıyor. Binaların birçoğu, yerel yönetici Tirumala Nayak (1623-55) zamanı dan kalmış olsa da, türbenin 12. yüzyılda 1000 sütunlu Salon'un ise (bazıları 997 olduğunu söylüyor) 16. yüzyılda yapıldığı söyleniyor. Her bir sütun birbirinden farklı olduğu gibi, kolonların rölyeflerindeki heykelleri incelemek aylar sürer -erkek ve kadınlar, tanrılar, tanrıçalar ve müzisyenler. Bu salon bugün müze olarak kullanılıyor. Bu amaçla kullanım, mekanın görkeminden  çalsa da, bölgenin tamamı sadece geçmişe ait değil. Burası, binlerce hacının ziyaret ettiği yaşayan bir tapınak. Ziyaretçiler kadar, burada dükkan açan ve gelenlere baharattan Lord Shiva'nın plastik heykellerine kadar birçok ürün satan tüccarlar da, bu renkli görüntünün vazgeçilmez unsurları.

Her gün ve gece hacıları çeken mekanda izlenecek tören ve konserler gerçekleştiriliyor. Yıkanmak için suyun temin edildiği basamaklı büyük su deposu Altın Zambak Sarnıcı'nda, Madurai'da Shiva'nın 64 mucizesini resmeden tablolar yer alıyor.

Oymalı sütunlar, koridorlar, salonlar ve türbeler biraz fazla gelebilir ancak tapınağın bazı öğeleri, dini Hint binalarında tekrar tekrar görülebilir. Yapının ana ekseni doğu-batı ve tanrının türbesi (bu kez Sundareshvvara) benzer şekilde hizaya konmuş. Tanrının içerideki mabedi, tanrının etrafında saat yönünde dönülen puja gösterisinin yapılabileceği şekilde tasarlanmış. Hacılar, tanrının seyredildiği tören darshan'ı da tecrübe etmeli. Özel festival günlerinde, tapınak fonuna büyük bağışlar yapıldığında, tanrıların görüntüleri ve tapınağın kendi fili Hindu fil tanrısı Ganesh'in oymaları, tapınağın etrafını dolaşan at arabalarından sergilenir. Ziyaretçiler, yüksek güney gopuram'ın merdivenlerini çıkıp aşağıdaki manzaraya baktığında, Meenakshi Tapınağı'nı anlatan sonsuz renk, müzik ve yaşamı görebilir.

 

IRAK

 

Yüzölçümü : 438.446 km²

 

Nüfus : 18.782.000

 

Başkent : Bağdat

 

Önemli Şehirler : Bağdat, Musul, Kerkük

 

Yeri : Türkiye, Suriye, İran, Ürdün ile sınırı vardır.

 

Dil : Arapça

 

Din : İslam

 

Para birimi : Irak dinarı

 

Önemli coğrafi yerler : Dicle ve Fırat nehirleri, Basra körfezi.

 

İRAN

 

Yüzölçümü : 1.648.000 km²

 

Nüfus : 55.647.000

 

Başkent : Tahran

 

Önemli Şehirler : Tahran, İsfahan, Şiraz, Meşhed, Kum.

 

Yeri : Afganistan, Pakistan, Irak, Türkmenistan, Azerbaycan ile sınırdır.

 

Dil : Farsça

 

Din : İslam

 

Para birimi : Riyal

 

Önemli coğrafi yerler : Fırat ve İndus ırmakları, Elburz sıradağları, Hindukuş ve Horasan dağları, Zagros ve Fars dağları.

 

PERSEPOLIS (MÖ 552 Sonrası İran)

 

Persepolis'e Şiraz'dan karayoluyla 50 dakikada ulaşmak mümkün.

 

Günümüze dek kalan Persepolis kalıntıları, devasa olsa da, bu eski devletin zenginliğini çok fazla yansıtmıyor. Yunanlı tarihçi Plutarch, MÖ 330'da Persepolis'i fetheden Büyük İskender'in, ele geçirdiği hazineleri 10 bin katır ve 5 bin deveye taşıttığını söyleyerek konuya bir açıklık kazandırıyor. Hazine Akamanış hanedanına ait, Persepolis ise, hanedanın üç başkentinden biriydi. Şehri MÖ 522'de, tahta geçtiği ilk yıllarda, Darius kurdu. İlkbahar ve sonbahar aylarında burada yaşar; yazlarını, Ecbatana tepelerinde, kışlarını ise Susa'da geçirirdi. Büyük İskender burayı ele geçirene dek Persepolis genişlemeye devam etti. Kimi kaynaklara göre İskender burayı, Atina'da Akropolis'i yağmalayan Perslerden intikamı almak için yerle bir etti. Yine de, bu iddianın gerçekliğine dair kesin bir kanıt yok. Persepolis'te 1930'larda başlayan bilimsel kazılarda, dağın burnundaki kireçtaşı platform üzerine kurulu bir yerleşim bölgesi bulundu. 297'ye 448 metre boyutlarında olan platformda yer alan kanalizasyon sisteminden, bölgenin titizlikle planlandığı anlaşılıyor. Bölgeye ulaşımı sağlayan merdivenler öyle bir şekilde tasarlanmıştı ki, at üzerinde bile çıkmak mümkündü. Elameti, Babil ve eski Pers dillerindeki bulgulara göre, giriş salonunu Darius'un varisi I. Xerxes yaptırmıştı. Bazı duvarlara da, daha sonraki dönemlerde yaşayan kişilerin isimleri kazınmış -1860'larda New York Herald Tribüne gazetesinde muhabirlik yapan Henry Morton Stanley- Stanley, Afrika'da Dr. Livingstone'u izleyerek isim yapmıştı. Persepolis, kraliyet törenlerine uygun şekilde tasarlanmıştı.

Kral ile ailesinin konakları dışında, burada bulunan en önemli odalar kabul salonlarıydı. Bunların en fazla dikkat çekeni, Apadana ile 18 metrelik sütunların olduğu 61 metrekare büyüklüğünde ve 10 bin kişiyi içine alan Konuk Salonu. Xerxes'in tahtının bulunduğu Yüz Sütunlu Oda ise 73 metrekareydi. Kireçtaşı bugüne kalan tek malzeme olsa da bir zamanlar burası ahşap sütunlar, çatılar, mermerler, altın, gümüş ve fildişiyle bezeli canlı renklerde dekore edilmişti.

Persepolis’ten bugüne, çok sayıda heykel kaldı. Duvarlar ve merdivenlerdeki frizler üzerinde, festivallere katılan kral ve asiller resmediliyor. Darius’un Konuk Salonu'ndaki sağlı sollu duvarlarda, aynı figürler görülüyor. Merdivenlerden birinde Akamanış imparatorluğu halkından insan figürleri yer alıyor. – Örneğin, dhotis  giyen ve iki başlı asa taşıyan yerliler.- Daha küçük özel odalarda hayatın daha kişisel yanları (Kraliyet banyolarında havlu ve esans taşıyanlar) resmediliyor.

 

İSRAİL

 

Yüzölçümü : 20.270 km²

 

Nüfus : 4.470.000

 

Başkent : Tel-Aviv

 

Önemli Şehirler : Tel-Aviv, Yafa, Hayfa

 

Yeri : Ürdün ve Lübnan ile sınırdır.

 

Dil : İbranice

 

Din : Musevilik, İslam

 

Para birimi : İsrail lirası

 

Önemli coğrafi yerler :  Karmel dağı, Necef çölü, Şeria ırmağı.

 

KUBBE-TÜS SAHRA (692 İsrail)

 

Kubbe-tüs Sahra, Kudüs'te Eski Şehirdeki Tapınak Dağı'nın üzerinde. Modern şehir merkezinin doğusundadır.

 

Kubbe-tüs Sahra, Müslümanlar için çok önemli bir türbe olsa da, İslam'dan önce de kayda değer olan bir bölgede yer alıyor. MÖ 1. milenyumun başlarında Kral David Kudüs'ü ele geçirdiğinde, Tanrı'nın gazabına uğrayan bir nüfus sayımı yapmaya çalıştı. Sonuçta bir bela gerçekleşti. Durumu düzeltmek isteyen David, Kudüs’te İbrahim'in (a.s.)  oğlunu kurban ettiği kayaya minber yaptırdı. Moriah Dağı'nın zirvesindeki bu kaya, birçoklarına göre dünyanın merkeziydi.

David’in oğlu  Solomon daha sonra buraya altın kutu Ark of the Covenant'ın saklandığı büyük tapınağı yaptırdı. Bugün hala, alanda tapınağın kalıntıları bulunuyor. 6. yüzyılda, Nebuchadrezzar şehri yerle bir ettikten sonra, tapınak yeniden inşa edildi. Düzlük de, tapınak da MÖ 1. yüzyılda Kral Herod'un isteği üzerine genişletildi.

MS 7. yüzyılda, Kudüs'ün Arap fatihi Umar ibn-Khatib, orijinal kayayı ortaya çıkardı ve yakına bir cami yaptırdı. Daha sonraları, halife Abdülmelik, buranın Müslümanlar için bir ibadet yeri olması konusunda diretti. Hepsinin ötesinde burası Hz. Muhammed'in miraca çıktığı yerdir. Hz. Muhammed, melek Cebrail tarafından uykusundan uyandırılıp kanatlı bir at üzerinde Kudüs'e getirildi. Hira Dağı'nın zirvesinden göğe, Tanrı'nın huzuruna çıktı ve İslam'ın şartlarını öğrendi. Kubbe-tüs Sahra, Hz. Muhammed'in göğe yükseldiği yerde bulunuyor. Burayı ziyaret eden hacılar, peygamberin ayak izleriyle sakalını görebilir. Bina, 688-692 yılları arasında, inşa edildi. İslam'la ilgili dünyadaki en eski yapı olsa da, dizaynı Hıristiyan mimarisinin etkilerini taşıdığı için "İslam'dan uzak" diye nitelendirilir. Orijinalinin altından yapıldığı söylenen kubbe, üzerinde bulunduğu kutsal kayanın sembolü olarak görülür. 20 metre çapında ve 34 metre yüksekliğindeki kubbeyi taş sütunlar taşır. Dış tarafta sekizgen bir pasaj bulunuyor. Binanın ortasındaki kayayı çevreleyen pasajlar, ibadet sırasında hacıların özgürce hareket etmesine olanak sağlıyor.

İçeride bariz Bizans etkisi taşıyan bir mozaik bulunuyor. Hattatlık, türbenin yapıldığı dönemde İslam sanatının önemli bir parçasıydı. Binanın içinde şeritler halinde kitabeler yer alıyor. Bazıları, kubbenin içine boyanmış. Dış cepheler ilk başta cam mozaikle kaplı olsa da, 16. yüzyılda İslam mermerleriyle kaplandı. Kubbe-tüs Sahra'yı yaptıran Umayyad hanedanı mensubu halife Abdülmelik, binanın içinde anılsa da, daha sonraki Abbasi halifelerinden biri, bu kitabeyi değiştirerek, burayı kendisine mal etmeye çalıştı. Kitabenin üzerindeki ismi değiştirse de, tarihi değiştirmeyi unuttu, böylece Kubbe-tüs Sahra'nın hakkı hala Abdülmelik'e teslim ediliyor. Kubbe-tüs Sahra'nın bulunduğu Tapınak Dağı, üç ayrı dini inanışın yan yana olduğu bir yer.

 

JERICHO (MÖ. 9. Milenyum İsrail)

 

Kudüs'ün kuzeydoğusunda; Ölü Deniz'in kuzeyinde.

 

1930'larda eski Jericho'da kazı çalışmaları yapan arkeologlar, yerle bir olan duvarı bulduklarını düşündü. Ancak, sonradan buldukları kalıntıların Joshua'nın dönemi olan 13. yüzyıldan bin yıl önceye ait olduğu anlaşıldı. Eski Ahit'te sözü geçen bölge, Jericho'nun 1.5 km dışındaki Tel-es Sultan. 1950'lerde Britanyalı arkeolog Kathleen Kenyon yönetiminde yapılan kazılar, sadece Joshua'dan eski olmadığını, aynı zamanda dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu ortaya koydu. Ancak çok sayıda arkeolog bu kesin iddiaya sıcak bakmıyor. Taş devrinin ortalarında, MÖ 9000'lerde, göçebe avcılar burada kamp kurdu. Bölgede onlara ait bir ibadet yerinin olduğu sanılıyor. MÖ 8000’lerde burada bir kasaba kuruldu. Tahta direklerle ayakta duran toprak tuğladan evler, bulunan en eski ikametgahlardan. Şehir 800 metre uzunluğunda, 9 metre çapında ve 9 metre yüksekliğinde taş kuleli sağlam bir duvarla korunuyordu. Şehrin insanları, göçebelerin aksine, tarımla uğraşıyordu. Bölgede buğday ve arpa parçalarının yanında kazı gereçleri, ekin biçmede kullanılan kürekler bulundu. Burada ayrıca Ürdün Nehri'nin çorak vadisini çevreleyen alanda yeşil bir vaha yaratan yer altı pınarları var.  Büyük olasılıkla Jericho halkı, toprağını nasıl sulayacağını öğrenmişti. Sonuç olarak burası göçebelikten tarım toplumuna geçilen, uygarlık tarihinde önemli adımlarının atıldığı bir bölge. MÖ 7000'de yangınla yok olan ilk şehrin kalıntılarının üzerine eskisinden büyük bir şehir inşa edildi. Sonradan bölgede daha başka duvarlı şehirler kuruldu. MÖ 1. yüzyılda, Judea'nın Ramalı kukla hükümdarı Herod, 1.5 km güneye Roma tarzı bir saray yaptırdı. MÖ 4'te, hayata gözlerini burada yumdu. Halife Hisham da civarda lüks bir saray inşa etti.

 

JAPONYA

 

Yüzölçümü : 372.313 km²

 

Nüfus : 123.778.000

 

Başkent : Tokyo

 

Önemli Şehirler : Tokyo, Osaka, Yokohama, Nagoya, Kyoto, Sapporo, Kobe, Fukuoka, Kitakiyuşiyu, Kavasaki, Hiroşima, Nagazaki

 

Yeri : Asya'nın doğusunda yer alan adalardan oluşur.

 

Dil : Japonca

 

Din : Buddhacılık, Şintoculuk

 

Para birimi : Yen

 

Önemli coğrafi yerler : Fuji-Yama dağı,  Konsen-Genya ovası.

 

7 Aralık 1941’de Pearl Harbor’daki A.B.D. üssüne beklenmeyen bir saldırıda bulunarak İkinci Dünya savaşına girdi.

A.B.D.’lerinin Hiroşima ve Nagazaki kentlerine attığı atom bombaları ile 14 Ağustos 1945 tarihinde Japon direnişi sona erdi.

Ülkede bulunan 200 yanardağdan 50 si etkindir.

 

SETO OHASHI KÖPRÜSÜ (1988 Japonya)

 

Seto Ohashi Köprüsü'nün üzerinden, 11 otobüs durağı olan Ulusal Otoban geçiyor. Köprünün üzerinden üç istasyonlu (Kimi, Kaminocho ve Kojima) Honshi - Bisa demiryolu geçiyor.

 

Japonya, 4 ana ve sayısız küçük adadan oluşuyor. 10 Nisan 1988'de, ülkenin o zamanki en büyük mühendislik örneği Seto Ohashi Köprüsü'nün açılmasıyla beraber, 4 ana ada ilk kez demiryoluyla birbirine bağlandı. Böylece kuzeyde Hokkaido'nın Sibirya soğuğundan Hoshnu'ya, Kyushu'nun yarı tropik limanlarına ve güneyde Shikoku'nun hacıların akınına uğrayan tapınaklarına ulaşmak artık mümkün. Honshu ve Shikoku adaları arasında Seto'yu ya da İç Deniz'i geçen yeni köprü, dünyadaki en güzel manzaralardan birini gözler önüne seriyor. 5 küçük ada arasında Honshu'da Kurashiki ve Shikoku'da Sakaide kentlerini bağlayan, 5 adayı kat eden zarif köprü 12 km uzunluğunda. Her biri 792 metre uzunluğundaki 3 asma, 2 kablolu, bir makaslı ve 5 karayolu köprüsünden oluşan yapı, dünyada türünün en uzun örneği. Asma köprülerin en uzunu olan Güney Bisan Köprüsü, 1.100 metrelik kirişleriyle dünyanın en uzun 5. asma köprüsü. 194 metre yüksekliğindeki 2 ana çelik kulesi, Büyük Piramit'ten yüksek olmakla beraber, Eyfel Kulesi'nin üçte ikisi kadar. Kullanılan kablo, dünyanın etrafını 3 kez dolaşır. Sular yükseldiğinde, İç Deniz'de tankerlerin ve yolcu gemilerinin geçmesine imkan verecek şekilde, su seviyesinden 65 metre yüksekte duruyor. Seto Ohashi Köprüsü, kara ile demiryolunun geçtiği iki katlı bir yapı. Üst kat, dört şeritli bir yol görevi görürken, alt kat trenlere ayrılmış. Yapımı 10 yıl süren köprü, 17 kişinin hayatına ve 1 trilyon yene (9.5 milyon dolar) mal oldu. 5 bin kişi, 67 milyon saat boyunca çalıştı. Köprü, Richter ölçeğine göre 8.5'luk bir depreme dayanıklı şekilde tasarlanmış.

Bu köprü ne kadar büyük olsa da, zaman içinde daha büyük bir köprünün gölgesinde kaldı. Yapımına 1988'de başlanan ve 1998'de tamamlanan, Honshu ile Shikoku arasında uzanan köprü de iki sıralı demiryolundan oluşuyor. 1.780 metre uzunluğundaki -Kaikyo Köprüsü, dünyanın en uzun asma köprüsü.

 

Shikoku’daki bu gelişmelerin etkisi dikkate almaya değer. 4 adanın en küçüğü aynı zamanda en ücra köşede olanı. Turistlerden çok, hacıların akınına uğruyor. Hacıların adadaki 88 tapınağı  ziyareti, yürüyerek 2 ay sürebilir. Tapınaklar, 774'te Shikoku'da dünyaya gelen ve Japon Budizmi'nin Shingon mezhebini kuran ünlü Budist azizi Kobo Daishi ile bağlantılı. Bugün her nasılsa, ticari turizmin gelmesiyle onun sessiz adası değişime uğradı.

 

ITSUKUSHIMA TÜRBESİ (12. Yüzyıl Japonya)

 

Miyajima Adası, Hiroşima'nın batısındaki İç Deniz'de yer alıyor.

 

Dünyanın her yerinde, geçitlerin özel bir sembolik ve psikolojik etkisi vardır. İki ayrı bölgenin ya da ruh halinin kesiştiği noktalardır. Kitle ile özel, savunmasız ile korunan, tanıdık ile gizemli, kafir ile kutsal. Japonya'nın en ünlü geçidi, dünyanın en güzellerinden biri, Miyajima adasındaki Itsukushima Türbesi'nin kırmızı ahşap torii'si, ya da büyük kapısı. Küçük körfezde, sudan 16 metre yükseklikteki sütunları, 23 metre eğimli bir eşiği taşıyor. Yanında ahşap yığınının üzerine inşa edilen beyaz duvarlı kırmızı keresteden türbeler, sular yükseldiğinde denizin üzerinde yüzüyor gibi görünür. Arkada adanın tepeleri belirir. Türbenin ekseniyle aynı hizada olan kapı, 1875'te yapıldı. Türbe ise çok daha eski olmakla beraber, Japonya'nın en çok saygı duyulan yapılarından. O zamandan beri defalarca restore edildi. Ada öylesine kutsal bir yer gibi görülüyordu ki, yüzyıllar boyunca burada ne kimin doğmasına, ne de ölmesine izin verildi. Hamileler ve yaşlılar ana karaya geçmek zorundaydı. Adaya köpeklerin girmesine izin verilmiyordu. Bu bugün de böyle. 19. yüzyılda tabuların çoğu hafiflese de, Miyajima'da hala mezarlık yok. Ölüler, ana karaya çıkarılıyor, yakınları ise adaya dönmeden evvel ölülerin kirinden arındırılıyor.

Ana türbe, 3 Shinto tanrıçasına adanmış: Japon tanrılarının belli başlılarından olan güçlü fırtına tanrısı  Susano'nun kızları. Türbede çeşitli binalar yer alıyor (hepsi halka açık değil): ibadet, arıtma ve bağış odaları. Geleneksel Shinto danslarının yapıldığı bir sahne ve iki müzik çadırı da bulunuyor. Susano'nun oğlu tanrı  Okinonushi'nin ile tanrı Tenjin'in özel türbeleri var. Tenjin, 903'te ölen gerçek bir kraliyet vekiliydi. Daha sonradan öğretim üyeleri ile hattatlık tanrısının  koruyucusu ilan edildi.

Körfezdeki binalar birbirine üzeri örtülü geçitlerle, kıyıya ise kırmızı ahşap bir köprüyle bağlı. Gece vakti, taş fenerler yandığında görülen manzara olağanüstü. Kıyıdaki diğer bir düzlük, 1568'de yapılıp sonradan restore edilen Japonya'daki eski Noh tiyatrosu.

Körfezdeki tapınağın yanındaki modern, depreme dayanıklı hazine binasında yüzlerce değerli obje bulunuyor -süslü yazılar, maskeler, yelpazeler, zırhlar ve porselenler-. Küçük bir tepede, 5 katlı bir tapınak ve tek bir kafur ağacının tahtasından yapıldığı söylenen 1000 Hasırlı Oda bulunuyor. Adanın doruk noktası Misen Dağı'nın manzarası inanılmaz.

 

BUDA'NIN SALONU (752 Japonya)

 

Nara şehrindedir. Todaiji Tapınağı ile diğer türbe ve tapınaklar, şehrin doğu yakasındaki Nara Parkı'nda yer alıyor.

 

Daibutsuden ya da Buda'nın Salonu'nun bulunduğu Todaiji Tapınağı, orijinal boyutlarının üçte ikisi kadar olsa da, dünyadaki en büyük ahşap bina. Yanıp defalarca yeniden inşa edilen yapı, 57-51 metre boyutlarında ve 49 metre yüksekliğinde. 8. yüzyılda, İmparator Shomu'nun emriyle, dünyanın en büyük bronz heykellerinden birine ev sahipliği yapması için yapıldı.

Buda'nın Salonu, Japonya'da gezilip görülecek yerlerin en bilindiklerinden. Burası dünyanın en büyük Buda heykeline ev sahipliği yapıyor. Japonya'da Kimimaro diye bilinen bir heykeltıraş tarafından, 444 ton ağırlığında bronzdan yapılmış. Oturan figür 16 metre yüksekliğinde. Yüzü 4.9 metre uzunluğunda ve 3 metre genişliğinde; kulaklarıysa 3 metre uzunluğunda. Buda'nın sağ eli, avucu dışarıya dönük şekilde havada. Bu hareketle karşısındakini kutsarken, sağ eliyle karşısındakinin dileklerini ona bağışlıyor. 3 metre yüksekliğinde 56 bronz nilüfer yaprağından yapılan Buda, çevresi 21 metre olan bir temel üzerinde yükseliyor. Kafasının arkasında, Buda'nın 16 vücut bulma halinin resmedildiği altın yaldızlı ahşap bir ışık halkası yer alır. İyi şans ve merhamet tanrıçası Kanon'un iki refakatçisinin heykeli gibi, bu ışık halkası da 17. yüzyılda eklendi. Buda'nın arkasında, sağ tarafta, üzerinde küçük bir boşluk olan tahta bir sütun yer alır. Bu delikten geçenlerin cennete gittiğine inanılır. Salonda ayrıca, kutsal korumaların figürleri ve orijinal salonun bir modeli yer alır. Bina 752'de, imparator, imparatoriçe, kraliyet mensupları, binlerce papaz ile Japonya, Çin ve Kore'nin dört bir yanından delegelerin katıldığı görkemli bir törenle hizmete açıldı. Cübbeler, kutsal taslar, mücevherler ve diğer değerli eşyaların bir kısmı bugüne dek belki de dünyanın en eski müzesinde (zaman zaman halka açılıyor) muhafaza edildi. Binanın içine takdire değer bir havalandırma sistemi kurulmuştu. Öylesine hüner ve titizlikle yapılmıştı ki, nemli havalarda binanın tahta kirişleri genişleyip onu kapar ve rutubetin içeri girmesine meydan vermezdi. Kuru havada ise, havalanması için açılırlardı. Bu sayede paravanlar ve narin kağıt ve ipek objeler 11 yüzyıl boyunca muhafaza edildi. Todaiji, Japon Budizminin 8. yüzyılda kurulan Kegon mezhebinin ana tapınağı. Kompleksteki diğer binaların arasında pagodalar, iki tane 8. yüzyıl salonu, papazların yaşam alanı, bahçedeki çay odaları ile Çin ve Kore el sanatlarının sergilendiği bir müze yer alıyor. Tapınağın bulunduğu bölgeye, 119'da yapılan, 21 metre yüksekliğinde 18 tahta direkten oluşan iki katlı devasa bir kapıdan giriliyor. Kapıdaki oyuklarda Deva Kralları diye anılan acımasız iki gardiyanın 8 metrelik heybetli heykelleri yer alıyor. Japon yaşamının ruhsal ve duygusal kalbine yakın duran bölgeyi çevreleyen Nara Parkı'nda çok sayıda tarihi tapınak ve türbe bulunuyor.

 

KAMBOÇYA

 

Yüzölçümü : 181.035 km²

 

Nüfus : 6.855.000

 

Başkent : Phnom Penh

 

Önemli Şehirler : Phnom Penh, Kampong Saom, Stoeng Trang

 

Yeri : Tayland, Laos ve Vietnam ile sınırdır.

 

Dil : Khmer dili

 

Din : Buddhacılık

 

Para birimi : Riel

 

Önemli coğrafi yerler : Mekong ırmağı, Yukarı Slong yaylaları, Dang Rek yalıyarı, Göller ovası, Dört kol ovası.

 

ANGKOR WAT (1150 Kamboçya)

 

Vietnam, 1989 yılının eylül ayında Kamboçya'dan çekildi. O zamandan beri, bir barış planını uygulamaya koymaya dair girişimler oldu ancak bu konuda yavaş ilerleniyor.  Angkor, Kamboçya'nın kuzeybatısında, Siemreab kentinin 4 mil kuzeybatısındadır.

 

Hindu mimarisinin dünyadaki en etkileyici örneği, bu dinin doğduğu yer olan Hindistan’da değil, 12. yüzyıl tanrı-kral II. Suyarvarman'ın yaptırdığı Angkor Wat tapınağının bulunduğu Kamboçya'da görülebilir. Hindu tanrısı  Vishnu'ya adanan yapı, Suyarvarmnan'ın kendisine özel yaptırdığı mabet ve cenaze anıtı. MS 10. - 13. yüzyıl arasında krallığı idare eden Kamboçya'nın Khmer yöneticileri Vishnu'nun kendi bedenlerinde yeniden doğduğuna inandı. Angkor Wat, kralın ruhunun dolaştığı cennetsi bir saraydı.

Tapınak bir hendekle çevrili, duvarların dışında da rezervuarlar var. Geometrik ve zarif plan, devasa bir boyutta. Dış duvar, 83.610 metre karelik bir alanı içine alıyor. Bina, dış duvardaki kapıdan giren  bir ziyaretçinin önünde ihtişamla yükseliyor. Türbenin kalbinde, 61 metre yüksekliğinde bir kule bulunuyor. Buraya ulaşmak için kapılardan  ve açık avlulardan geçmek, merdivenleri çıkmak gerekiyor. Etrafında, diğer mabetleri işaret eden 4 ya da daha fazla kule yer alıyor. Angkor Wat'ın abartılı süslemesi, geometrik planıyla tezat oluşturuyor. Taşlara Hindu epiklerinden sahneler oyulmuş, bereket tanrı ve tanrıçaları erotik pozlarla tasvir edilirken, Khmer tarihindeki gerçek figürler sütunların üzerinde yüzlerce metre uzayan frizlerde resmedilmiş. Khmer dans kız-tanrıça Asparas, en çok ilgi görenlerden biri. Angkor Wat, kütlenin, uzayın ve geometrik kompozisyonun takdir edildiğini gösteren büyük bir başarı. İnşa teknikleri ve stil limitli olsa da -taş, tahta özelliklerine sahipmiş gibi kullanıldı.

O zamanlar kemer ve kubbe de bilinmiyordu- genel görüntü insanı etkisi altına alıyor.

İstikrarı ve korunmayı temsil eden Hindu tanrısı Vishnu, gücünün külfetini Angkor Wat'a yüklüyordu. 1973'te savaş kızıştığında, bölgeyi idare eden Fransız arkeologlar buradan ayrılmaya zorlandı ve buradaki tapınaklar Khmer  Rouge gizlenme yeri halini aldı (260 kilometrekarelik ortada Angkor Wat'ın yer aldığı alanda belki 200 tapınak bulunuyor). Bugün tapınaklar kurşun izleriyle dolu ve Kamboçya'yı sivil eyalete çevirme politikasıyla, tanrı ve tanrıçaların yüzlerce heykelinin kafası yok. 20 yıllık bir ihmalden sonra, muhafaza etme çalışmaları yeniden başlıyor, ancak bunun kötü bir restorasyon olup yapıya daha çok zarar vereceğinden korkuluyor.

 

KATAR

 

Yüzölçümü : 11.437 km²

 

Nüfus : 498.000

 

Başkent : Doha

 

Önemli Şehirler : Doha

 

Yeri : Arap Yarımadası'nın doğusunda bir yarımada üzerindedir.

 

KUVEYT

 

Yüzölçümü : 17.818 km²

 

Nüfus : 2.080.000

 

Başkent : Kuveyt

 

Önemli Şehirler : Kuveyt, Havalli, As-Selimiye

 

Yeri : Kuzeyinde Irak, batısında Irak ve Suudi Arabistan, güneyinde Birleşik Arap Emirlikleri bulunur.

 

KUZEY KORE

 

Yüzölçümü : 120.538 km²

 

Nüfus : 23.059.000

 

Başkent : Pyongyang

 

Önemli Şehirler : Pyongyang

 

Yeri : Çin ve Güney Kore arasındadır.

 

Dil : Korece

 

Para birimi : Von

 

Önemli coğrafi yerler : Çang-pay volkanik sıradağları, Taebaek Sanmaek sıradağları, Pyong-yang ovası, Tümen ırmağı.

 

Türk birliklerinin de katıldığı Kuzey Kore – Güney Kore arasındaki savaş 27 Temmuz 1953’te imzalanan anlaşma ile sonuçlanmıştır.

 

LAOS

 

Yüzölçümü : 236.800 km²

 

Nüfus : 4.024.000

 

Başkent : Vientiane

 

Önemli Şehirler : Vientiane, Savanakat

 

Yeri : Vietnam, Taylan ve Çin ile sınırdır.

 

Dil : Laosça

 

Din : Buddhacılık

 

Para birimi : Kip

 

Önemli coğrafi yerler : Mekong ırmağı.

 

LÜBNAN

 

Yüzölçümü : 10.400 km²

 

Nüfus : 3.340.000

 

Başkent : Beyrut

 

Önemli Şehirler : Beyrut, Trablus

 

Yeri : Suriye ile İsrail arasında yer alır.

 

Dil : Arapça

 

Din : İslam, Katoliklik

 

Para birimi : Lübnan lirası

 

Önemli coğrafi yerler : Lübnan, Baruk, Sannin,  Akar, Hermon, Anti-Lübnan dağları, Akabe körfezi.

 

MALAYSİA

 

Yüzölçümü : 329.749 km²

 

Nüfus : 17.053.000

 

Başkent : Kuala Lumpur

 

Önemli Şehirler : Kuala Lumpur

 

Yeri : Kamboçya’nın güneyinde yer alan ada devlettir.

 

Dil : Malezya dili

 

Din : İslam, Animizm

 

Para birimi : Malaysia doları

 

Önemli coğrafi yerler : Main Range dağları.

 

MALDİVLER

 

Yüzölçümü : 287 km²

 

Nüfus : 219.000

 

Başkent : Male

 

Önemli Şehirler : Male

 

Yeri : Hint Okyanusu'nda  bir ada devletidir. En yakın komşusu Hindistan'dır.

 

MAURİTİUS

 

Yüzölçümü : 1975 km²

 

Nüfus : 1.141.900

 

Başkent : Port Louis

 

Önemli Şehirler : Port Louis

 

Yeri : Hint Okyanusu'nda Madagaskar'a komşu olan bir ada devletidir.

 

MOĞOLİSTAN

 

Yüzölçümü : 1.565.000 km²

 

Nüfus : 2.185.000

 

Başkent : Ulan Batur

 

Önemli Şehirler : Ulan Batur, Darhan

 

Yeri : Çin ve Sovyetler Birliği arasındadır.

 

MYANMAR (BİRMANYA)

 

Yüzölçümü : 676.497 km²

 

Nüfus : 41.279.000

 

Başkent : Rangoon

 

Önemli Şehirler : Rangoon, Mandalay, Karbe, Moulmein

 

Yeri :  Tayland ve Çin ile komşudur.

 

Dil : Birman dili

 

Din : Buddhacılık

 

Para birimi : Kyat

 

Önemli coğrafi yerler : Iravadi ırmağı, Hlaing ırmağı, Pegu ırmağı.

 

NAURU

 

Yüzölçümü : 21,4 km²

 

Nüfus : 8100

 

Başkent : Yaren

 

Önemli Şehirler : Yaren

 

Yeri : Solomon adalarının kuzeydoğusunda yer alan ada devlettir.

 

NEPAL

 

Yüzölçümü : 140.797 km²

 

Nüfus : 19.158.000

 

Başkent : Katmandu

 

Önemli Şehirler : Katmandu, Pokhara, Biratnagar, Birganj

 

Yeri : Hindistan'ın kuzeyinde yer alır.

 

Dil : Nepalce

 

Din : Hindu dini

 

Para birimi : Nepal rupisi

 

Önemli coğrafi yerler : Everest, Annapurna, Dhaulaghiri tepeleri, Mahabharat Lekh sıradağları.

 

Dünyanın en yüksek noktası Everest tepesi (8.882 m.) Nepal’dedir.

 

PAKİSTAN

 

Yüzölçümü : 803.943 km²

 

Nüfus : 113.163.000

 

Başkent : İslamabad

 

Önemli Şehirler : İslamabad, Karaçi, Lahor, Faisalabad, Haydarabad, Ravalpindi, Miltan, Gucranvala, Peşaver, Sialkot

 

Yeri : Hindistan, İran ve Afganistan ile sınırdır.

 

Din : İslam ve Hindu dini

 

Para birimi : Pakistan Rupisi

 

Önemli coğrafi yerler : İndus ırmağı, Hindukuş dağları, Hayber geçidi.

 

PAPUA YENİ GİNE

 

Yüzölçümü : 461.691 km²

 

Nüfus : 3.613.000

 

Başkent : Port Moresby

 

Önemli Şehirler : Port Moresby

 

Yeri : Avusturalya’nın Kuzeyindeki Yeni Gine ile komşudur.

 

SİNGAPUR

 

Yüzölçümü : 618 km²

 

Nüfus : 2.703.000

 

Başkent : Singapur

 

Önemli Şehirler : Singapur

 

Yeri : Malezya yakınlarında bir ada devletidir.

 

SRİ LANKA

 

Yüzölçümü : 65.610 km²

 

Nüfus : 17.541.000

 

Başkent : Colombo

 

Önemli Şehirler : Colombo

 

Yeri : Hindistan'ın güneyinde bir ada devletidir.

 

Dil : Seylanca , Tamulca

 

Para birimi : Rupi

 

Önemli coğrafi yerler : Palk boğazı, Pidurutalagala dağı, Mahaveli Ganga ırmağı.

 

SURİYE

 

Yüzölçümü : 185.180 km²

 

Nüfus : 12.210.000

 

Başkent : Şam

 

Önemli Şehirler : Şam, Lazkiye, Halep, Humus, Hama.

 

Yeri : Türkiye'nin güneyindedir.

 

Dil : Arapça

 

Din : İslam

 

Para birimi : Suriye lirası

 

Önemli coğrafi yerler : Fırat nehri, Anti-Lübnan dağları, Cebel Druz dağları.

 

SUUDİ ARABİSTAN

 

Yüzölçümü : 2.149.690 km²

 

Nüfus : 16.708.000

 

Başkent : Riyad

 

Önemli Şehirler : Riyad, Cidde, Mekke, Medine, Dahran

 

Yeri : Yemen, Kuveyt, Bahreyn ile sınırdır.

 

Dil : Arapça

 

Din : İslam

 

Para birimi : Riyal

 

Suudi Arabistan krallığını 1932 yılında emir Abdül Aziz İbni Suud kurmuş ve krallığa adını vermiştir.

 

TAYLAND

 

Yüzölçümü : 513.115 km²

 

Nüfus : 55.017.000

 

Başkent : Bangkok

 

Önemli Şehirler : Bangkok

 

Yeri : Çinhindi Yarımadasının batı bölümündedir.

 

Dil : Tay dili

 

Din : Buddhacılık

 

Para birimi : Baht

 

Önemli coğrafi yerler : Siyam körfezi, Korat yaylası.

 

TAYVAN

 

Yüzölçümü : 36.188 km²

 

Nüfus : 20.454.000

 

Başkent : Taipeh

 

Önemli Şehirler : Taipeh, Kaohsiung, Taichung, Tainan

 

Yeri : Çin'in güneydoğusunda ada devlettir.

 

Dil : Çince

 

Din : Buddhacılık, Konfuçiusçuluk, Taoculuk

 

Para birimi : Yeni Tayvan Doları

 

Önemli coğrafi yerleri : Yuşan dağı, Formoza boğazı.

 

UMMAN

 

Yüzölçümü : 212.000 km²

 

Nüfus : 1.389.000

 

Başkent : Maskat

 

Önemli Şehirler : Maskat

 

Yeri : Arap Yarımadası'nın güneydoğu ucundadır. Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri ile sınırdır.

 

ÜRDÜN

 

Yüzölçümü : 97.740 km²

 

Nüfus : 3.065.000

 

Başkent : Amman

 

Önemli Şehirler : Amman, Az Zarka

 

Yeri : Suudi Arabistan, Irak, Suriye, Lübnan, İsrail ile sınırdır.

 

Dil : Arapça

 

Din : İslam

 

Para birimi : Ürdün Dinarı

 

Önemli coğrafi yerler : Şeria ırmağı, Taberiye gölü, Lut gölü.

 

PETRA (MÖ 300 Ürdün)

 

Petra'nın adını andığınızda, birisi mutlaka J. "Neredeyse zamanın başlangıcı kadar eski, gül kırmızısı bir şehir" alıntısıyla cevap verecektir. Bu sözler, 19. yüzyıl İngiliz şairlerinden J. W. Burgon'a ait. Birkaç yıl sonra bölgeyi ziyaret eden Burgon'un da kabul ettiği gibi, ne yazık ki, tanımlama pek doğru değil. Petra, gül kırmızısından çok, somon rengi. Şehirden çok, anıt mezarlık diye nitelendirilebilir -buradaki evler topraktan yapıldığı için zamanla yok oldu. Bölgeyle ilgili ortaya atılan sorular mekanın gizemini artırırken, buranın daha da etkileyici bir hal almasına neden oluyor. MÖ 6. yüzyılda göçebe bir topluluk olan Nabataeanlar, Ürdün'deki Arabah Vadisi'nin doğusunda, Aqaba ile Kızıldeniz'in arasındaki yarık vadinin kontrolünü eline aldı. O dönemin önemli ticari yollarını ele geçiren Nabataeanlar, güçlenip zenginleşti. Deniz seviyesinden 914 metre yükseldikteki kayaların içinde, bir zamanlar ev olduğu sanılsa da bugün mezar olarak kabul edilen kalıntılarla örülü Petra bize onlardan miras kaldı. Bazıları, klasik detaylarıyla, diğerleri ise Mısır ve Asur mimari tarzlarının etkisini taşıyan Nabataean süslemeleriyle dikkat çekiyor. Tüm vurgu ön cephedeyken, içerideki odanın duvarlarında neredeyse hiçbir süsleme yok.

Petra, MÖ 106'da Roma İmparatorluğunun bir parçası haline geldiğinde, yıkanma yerleri, forumu, tiyatrosu ile Roma uygarlığının tüm öğelerine sahip oldu. Palmyra'nın yükselişiyle ticaret yolları değişti. Petra, meraklı yabancıları defetmede zorluk çekmeyen yerlilerin bildiği bir bölge halini aldı. Arapça'yı akıcı bir şekilde konuşan ve Müslüman gibi giyinen İsviçreli kaşif John Burckhardt 1812’de yerli bir rehberi, eski bir şehrin (Petra) yakınında olduğu söylenen bir mezarda kurban kesme konusunda ikna etti. Böylece Petra yeniden gündeme geldi. Rehber, Burckhardt’a Siq boyunca eşlik etti. Ziyaretçilerin bugün bölgeye ulaşmak için geçtiği kayalar içindeki dar ve derin yarık ve ön cephesi 27 metre genişliğinde, 40 metre yüksekliğinde olan binanın alımlı görüntüsüyle karşı karşıya geldi. Hazine (el-Kasneh) olarak kullanılan bina, tasarımı Nabataean tarzındansa klasik olduğu halde, Petra'daki belki de en ünlü kalıntı. Ön cephenin tepesindeki semaverin içinde, zamanında bir firavuna ait değerli eşyaların olduğu  söyleniyor.  Bölgeyi ziyaret eden eski turistler hazineyi bulmaya çalışmışlardı. Hazine binasının arkasında, açık pembe renginde toprakla kaplı çok sayıda kaya mezarının bulunduğu, engin bir vadi uzanıyor. Kayaların rüzgar alan kısımları zamanla yıpranmış. Petra'nın zamanında gül kırmızısı ya da somon rengi olmadığı, sıvadan süslerle kaplı olduğu ve bugünkünden çok farklı bir görüntüsünün olduğuna dair yeterli arkeolojik kanıt bulunuyor. Diğer taraftan, Siq'deki dar ve karanlık yarıktan yürüyüp Hazine'nin aydınlık cephesiyle karşılaşmak, her dönemde geçerli olan harika bir deneyim.

 

VİETNAM

 

Yüzölçümü : 321.000 km²

 

Nüfus : 68.488.000

 

Başkent : Hanoi

 

Önemli Şehirler : Hanoi, Ho Şi Minh City, Hai Phong, Nha Trang, Da Nang.

 

Yeri : Çinin güneyindedir. Laos, Kamboçya ve Çin ile sınırdır.

 

Din : Taoculuk, Buddhacılık, Katoliklik

 

Dil : Vietnamca

 

Para birimi : Dong

 

Önemli coğrafi yerler : Annam sıradağları, Kontum, Darlac, Lang Bian yaylaları, Hue, Binh Dinh, Nha Trang ırmakları, Tonkin  körfezi.

 

A.B.D.’nin Güney Vietnam’a askeri destek verdiği Kuzey – Güney Vietnam  Savaşı 27 Ocak 1973’te ateşkesle sonuçlandı.

 

YEMEN

 

Yüzölçümü : 517.500 km²

 

Nüfus : 11.000.000

 

Başkent : Sana

 

Önemli Şehirler : Sana, Aden, Mukalla, Saik Utman, Hudeyde, Taiz, Haca.

 

Yeri : Arap Yarımadası'nın güneyindedir. Umman, Bahreyn ve Suudi Arabistan ile sınırdır.

 

Din : İslam

 

Dil : Arapça

 

Para birimi : Riyal

 

Kur’an-ı Kerim’de  ismi geçen Sebe ülkesi burasıdır.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bizi Tercih Ettiğiniz İçin Teşekkürler...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=