WebdeHouse
   
  TURKİYE'DE EGİTİMİN DOĞRU ADRESİ
  Cennet-Cehennem
 
 

Dünya üç gündür: dün bugün ve yarın, dün geçti,yarının geleceği belli değil,öyle ise bugünün kıymetini iyi bilelim

 
  kapilar
 
 

 Kafirler zalimdir, zulme doymazlar,
 Mü'mine hayat hakkı tanımazlar.
 İnanca, yaşama baskı yaparlar,
 Hutbeye, vaaza sansür koyarlar.
 İrtica diye yaygara yaparlar,
 Millî birlik rûhumuzu bozarlar.
 İnsanı hayvandan ayıran dindir.
 Dinsel yaşam hem denge, hem düzendir.
 İnsanlık, kardeşlik, hepsi dindedir.
 Dinsiz yaşam kargaşa ve fitnedir.

 

 Uzaklarda bir tek canavar olsa,
 Çayırlarda binlerce kuzu olsa,
 Kuzular korkarlar, otlayamazlar,
 Çayırda rahatça dolaşamazlar.
 Huzur gider, denge, düzen bozulur,
 Çayırlar kuzulara zindan olur.

 

 Cennet'te mü'minin huzuru için,
 Baskısız, korkusuz yaşamı için.
 Cehennem de lâzım, zalimler için,
 Mü'mine baskı, zulüm eden için.
 Mahşer yerindeki yargı bitince,
 "Ve Feriykun Fi'n-nâr" günü gelince,
 Kafirler, mü'minlerden ayrılacak,
 Ayaklarına zincir vurulacak.
 Elleri de boynuna bağlanacak,
 Zebanilere teslim olunacak.
 Kafirler Cehennem'e yaklaşınca,
 Kurtuluş ümitleri kalmayınca,
 Ahh! vahh! diye ağlamaya başlarlar,
 Zebaniye yalvarmaya başlarlar.
 Zebaniler hakaretler yapacak,
 Kâfirleri Cehennem'e atacak.
 Bölük, bölük Cehennem'e girerler,
 Yandık! yandık! diye feryat ederler.
 Ünlü zalimlerin hepsi orada,
 Nemrut, Firavun ve Şeddad orada,
 Ebu Cehil, Ebu Leheb orada,
 Hitler, Lenin ve Stalin orada.
 Yana, yana kara kömür olurlar,
 Biribirlerine düşman olurlar.
 Sen, ben diye kavga, döğüş yaparlar.
 Tüm suçları karşıkine atarlar.
 Korkunç zebaniler sual ederler ,
 Size Peygamber gelmedi mi? derler,
 Kitaplar haber vermedi mi? derler,
 Neden inanmadınız Cehennem'e?
 Nasıl isyan ettiniz Rabbinize?
 Kâfirler evet, der, kabul ederler.
 Her şey bitti, iş, işten geçti derler,
 Cehennem hayatı başladı artık,
 Acı, elem, keder başladı artık.
 Nerelere baksalar! ateş, ateş.
 Nerelere kaçsalar! ateş, ateş.
 Ateşten sıcak yakıcı buharlar,
 Nefesi kesen boğucu dumanlar.
 Ateşlerden yaratılmış hayvanlar,
 Kocaman akrepler, korkunç yılanlar.
 Çıplak bacakları ısırır yılan,
 Her yanını sokar akreple yılan.
 Cehennem patlayıp ateşin saçar,
 Kâfirler korkudan yerlere yatar.
 Ah! ölüm, ah! ölüm derler, ölmek yok!
 Rahat bir nefes almaya imkan yok.
 Zevkle günah işleyenler çok ağlar,
 Ateşlerde ve gayyalarda yanar.
 Zina edenlerden irin akacak,
 Pis kokusu Cehennem'i saracak.
 Ateşten şişlerle azap olacak,
 Edep yeri ateşle dağlanacak.
 Her günah misli ile azap olacak,
 Günahına eş oranda olacak,
 Yağı eriyip, etleri yanacak,
 Kanı ve pis irinleri akacak.
 Bir de Gayya deryası var orada!
 Akan pis irinler toplanır orda.
 Büyüktür, derindir, durmadan kaynar,
 Buharı ateşten daha çok yakar.
 Beşs vakit namazını kılmayanlar,
 Tevbe edip kazasın yapmayanlar,
 Başaşağı Gayya'ya atılırlar,
 Orada fokur fokur kaynarlar.

 Cehennem'in tek amiri Malik'tir.
 Korkunç zebanilerin reisidir.
 O'na yalvaracak, isyan edenler,
 Ne olur! bir damla su diyecekler.
 Malik, ne yapsın? Ne gelir elinden?
 Cehennem'e su mu gelir, Cennet'ten?
 Cehennem'de tatlı, soğuk sular yok!
 Pırıl, pırıl kaynak, menba suyu yok!
 Hamim, gassak ve gıslin suları var,
 Gayya'da kaynamış, acı sular var.
 Ağızlarından zorla dökülecek,
 Mide ve bağırsaklar eriyecek.
 Yerlere yatarak kıvranacaklar,
 Cehennem ateşini unutacaklar.
 Yıllar geçecek, çok acıkacaklar!
 Bir Iokmacık diye, yalvaracaklar!
 Ekmek,yemek,meyve yok Cehennem'de,
 Pasta, börek, tatlı yok Cehennem'de.
 Yalnız ateşten zakkum var orada,
 Bir de dikenli dariğ var orada.
 Boğazlara iğne gibi batacak,
 İçlerini ateş gibi yakacak.
 İâhî adalet kesin olacak,
 Çok adil ve çok dengeli olacak.
 Günahlar, zerre, zerre toplanacak,
 Sevabın zerresi kaybolmayacak.
 Etekleri biraz uzun olanlar,
 Başları biraz örtülü olanlar,
 Zerre miktarından yararlanacak,
 Ona göre Cehennem'de yanacak.
 Kolu, eteği, daha kısa olan,
 Çarşıda, pazarda daha çok kalan,
 Milim ve saniye hesaplanacak,
 Ona göre Cehennem'de kalacak.
 Kıldığı namazlar tek tek çıkacak,
 Kılmadığı namaz için yanacak,
 Yediği haram Iokma sayılacak,
 Lokmasına göre azap olacak,
 Haramdan kazanıp, harama veren,
 Aldığı rüşveti alkole veren,
 Gelirden, giderden mes'ul olacak.
 Cehennem'de iki misli kalacak.

 

 Malik'in elinde isim Iistesi,
 Listede yazılı ceza süresi,
 Malik, isim okuyup çağıracak,
 Cezası biten sevinçle çıkacak,
 Kimi yüzlerce yıl yanıp çıkacak,
 Kimisi de binlerce yıl yanacak.
 En son mü'min yetmiş bin yıl yanacak,
 Cehennem'den emekleyip çıkacak.
 En son mü'min Cehennem'den çıkınca,
 Cehennem'in kapısı kapanınca,
 Kâfirler çıldırıp feryat edecek.
 Bizlere şefaatçi yok mu diyecek?
 Kalacaklar Cehennem'de ebeden,
 Emir böyledir Rabb'ül Âlemîn'den..

 

 Kafirlerin sonları ne olacak?
 Cehennem'de sürekli mi yanacak?
 Cehennem, gerçekte ateş demektir,
 Oraya giren yanacak demektir.
 Ateş denilince akla, kor gelir.
 Yanmakta olan odun, kömür gelir.
 Ateşin, yanmanın çeşidi vardır.
 Aşk ateşi, hasret ateşi de vardır.
 Hastaya sorarsan? ateşim var der,
 Sıkıldım, daraldım, yanıyorum der.
 Acı haberi alan da yandım, der.
 Acı biberi yiyen de yandım, der.
 Allah dilerse, bağımlılık verir,
 Bu yanmalar onlara hafif gelir.
 Allah, Âdil'dir. Haşa! zulmetmez.
 Kula suçtan fazla ceza vermez.
 Kâfirler suçları kadar yanarlar,
 Zamanla bağımlılık kazanırlar.
 Kâfirin iyi huylu olanları,
 Dîn'e, İslam'a saldırmayanları,
 Kendi hallerinde yaşayanları,
 Mü' minlere baskı yapmayanları.
 Azapları daha hafif olacak.
 Bağımlılığa önce kavuşacak.

 Ancak, Cennet kâfirlere haramdır.
 Çünkü Cennet anahtarı imandır.
 İnanmadılar yaratan Allah'a,
 Demediler Lailahe illallah...

 

 Sırat Köprüsü geçildiği zaman,
 Bütün engeller aşıldığı zaman,
 Mü'min, münafık ayrıldığı zaman,
 İşte! o gün, yeni bir gün olacak.

 Korkular, elemler bittiği zaman,
 Gözden akan yaşlar dindiği zaman,
 Kulun imtihanı bittiği zaman,
 İşte! o gün, başka bir gün olacak

 Peygamberler sancak açtığı zaman,
 Ümmetim, ümmetim dediği zaman,
 Tekbirle yer gök inlediği zaman,
 İşte! o gün, yalnız tekbir olacak.

 Gök sevinip, Arş titrediği zaman,
 Melekler kanadın çırptığı zaman,
 Allah rahmetini saçtığı zaman,
 İşte! o gün, yalnız rahmet olacak.

 Cennet kapısı açıldığı zaman,
 Nûrundan gözler kamaştığı zaman,
 Rıdvan karşıdan göründüğü zaman,
 İşte! o gün, coşku günü olacak.

 Rıdvan iltifatlar sunduğu zaman,
 Mü'minlere selam verdiği zaman,
 Girin diye izin verdiği zaman,
 İşte! o gün bayram günü olacak

 Önce Peygamberler girdiği zaman,
 Ümmetim gelsin dedikleri zaman,
 Peşinden ümmetler girdiği zaman,
 İşte! o gün, gerçek bayram olacak.

 Melekler selamlar verdiği zaman,
 Mü'minleri karşıladığı zaman,
 Hûriler coşup sevindiği zaman,
 İşte! o gün, safa günü olacak.

 Mü'minler Cennet'e girdiği zaman,
 Herkes köşküne yerleştiği zaman,
 Cennet suları içildiği zaman,
 İşte! o gün, âb-ı hayat olacak.

 Eşler eşini bulduğu zaman,
 Eşi olmayan, eşlendiği zaman,
 Herkes gönlünce evlendiği zaman,
 İşte! o gün, herkes mutlu olacak.

 Eşler, divana yaslandığı zaman,
 Yıllarca sohbete daldığı zaman,
 Kadın, erkek tek kalmadığı zaman,
 İşte! o gün, herkes mes'ut olacak.

 Zaman birimleri kalktığı zaman,
 Aylar, yıllar unutulduğu zaman,
 Gecesiz gündüzler olduğu zaman,
 İşte! o gün, hep aydınlık olacak.

 İklimler hiç değişmediği zaman,
 Sürekli baharlar olduğu zaman,
 Kar, yağmur, bulut olmadığı zaman,
 İşte! o gün, sema açık olacak.

 Kadın, erkek eşit olduğu zaman,
 Her biri genç, zinde olduğu zaman,
 Yaşları otuz üç olduğu zaman,
 İşte! o gün, herkes özgür olacak.

 Dileyen yerde yürüdüğü zaman,
 Dileyen tahtınla gezdiği zaman,
 Dileyen kuş gibi uçtuğu zaman,
 İşte! o gün, başka hayat olacak.

 Ana, baba aranıldığı zaman,
 Kardeş, kardeşini bulduğu zaman,
 Evlat, akraba buluştuğu zaman,
 İşte! o gün, hasretlik son olacak.

 Ağacın dalı uzandığı zaman,
 Meyvemi kopar, ye, dediği zaman,
 Vildan'lar Selsebil sunduğu zaman,
 İşte! o gün, gerçek piknik olacak.

 Canın bir şeyler istediği zaman,
 Aklına bir şeyler geldiği zaman,
 Anında önüne geldiği zaman,
 İşte! o gün, her şey hazır olacak.

 Sınırsız bolluklar olduğu zaman,
 Çalışmak gereksiz olduğu zaman,
 Para, pul geçersiz olduğu zaman,
 İşte! o gün, doğal bolluk olacak.

 İş, güç, ticaret olmadığı zaman,
 Mutfak, bulaşık olmadığı zaman,
 Her şey gönüllerce olduğu zaman,
 İşte! o gün, gönül tatmin olacak.

 Çok mutlu evlilik olduğu zaman,
 Eşler aşırı seviştiği zaman,
 Doğum, gebelik olmadığı zaman,
 İşte! o gün, herkes mutlu olacak.

 Melik, melike olmadığı zaman,
 Devlet baskısı olmadığı zaman,
 Sınırsız özgürlük olduğu zaman,
 İşte! o gün, herkes özgür olacak.

 Saç ve tırnak uzamadığı zaman,
 Kadınlar adet görmediği zaman,
 Tuvalet derdi olmadığı zaman,
 İşte! o gün, herkes temiz olacak.

 Öksürük, balgam olmadığı zaman,
 Kulak ve burun akmadığı zaman,
 Hastalık, doktor olmadığı zaman,
 İşte! o gün, herkes sağlam olacak.

 Suç, ceza kavramı kalktığı zaman,
 Günah, sevap unutulduğu zaman,
 Namaz, oruç, zekat kalktığı zaman,
 İşte! o gün, yalnız zikir olacak.

 Yüce Mevla izin verdiği zaman,
 Yiyin, için kulum dediği zaman,
 Sizlerden razıyım dediği zaman,
 İşte! o gün, büyük bayram olacak.

 Gözler ve gönüller doyduğu zaman,
 Kulun her dileği olduğu zaman,
 Hayaller de tatmin olduğu zaman,
 İşte! o gün, herkes tatmin olacak.

 Nimetler sürekli arttığı zaman,
 Mutluluk doruğa erdiği zaman,
 Kullar, yeter! Mevlam dediği zaman,
 İşte! o gün, sonsuz nimet olacak.

 Dost ve akraba buluştuğu zaman,
 Doyasıya sohbet olduğu zaman,
 Eski anılar, anıldığı zaman,
 İşte! o gün, dostlar günü olacak.

 Ebû Bekr, Ömer geldiği zaman,
 Sahabeler sohbet ettiği zaman,
 Muhammed'i anlattıkları zaman,
 İşte! o gün, Ashab günü olacak.

 Aişe Hümeyra geldiği zaman,
 Fatıma Betül nur saçtığı zaman,
 Hatice ana konuştuğu zaman,
 İşte! o gün, kadın günü olacak.

 Alimler sohbet ettiği zaman,
 Evliyalar feyz saçtığı zaman,
 Şehitler, salihler geldiği zaman,
 İşte! o gün, canlı sohbet olacak.

 Evliyalar zikrettiği zaman,
 Cüneyd-i Bağdâdî yandığı zaman,
 Tüm aşıklar Allah dediği zaman,
 İşte! o gün, gerçek zikir olacak.

 Peygamberimiz göründüğü zaman,
 Makam-ı Mahmûd'a çıktığı zaman,
 Tüm Peygamberler toplandığı zaman,
 İşte! o gün, Cennet tamam olacak.

 Göremeyen gözler, gördüğü zaman,
 İşte! Muhammed denildiği zaman,
 Aşıklar murada erdiği zaman,
 İşte! o gün, başka feyz olacak.

 Resulullah sohbet ettiği zaman,
 Mü'minler kendinden geçtiği zaman,
 Cennet'te tüm yaşam durduğu zaman,
 Vallahi Asr-ı Saadet olacak.

 

 

Unutmayalım:Seçme hakkımız sadece bu dünyada var (iyi düşünelim,kendimize yazık etmeyelim)






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bizi Tercih Ettiğiniz İçin Teşekkürler...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=